Kadın Hastalıkları - Dr. Tamer EREL

Kadın Hastalıkları

Ana Sayfa / Kadın Hastalıkları

Yoksa hamile miyim?

Ergenlik çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olarak tanımlanır. Bir dizi fizyolojik, bedensel ve yapısal değişikliklerin yanı sıra üreme organlarının ve sistemlerinin gelişmesini içerir. Kız çocuklarında görülen değişimler arasında göğüslerin büyümesi, genital ve koltuk altı tüylenmesi ve adet görme yer alır. Erkek çocuklarında ise bu dönemde ses kalınlaşması, yumurtalık hacminin artması, penis boyunda büyüme ve ejakülasyon ile genital ve koltuk altı tüylenmesi görülür.

Son yıllarda artış göstermekte olan Polikistik Over Sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınlar arasında sıklıkla görülen ve doğurganlığı olumsuz etkileyen önemli bir hormonal rahatsızlıktır. En belirgin belirtileri arasında erkeklik hormonu androjendeki artışa bağlı olarak adet görememe veya adet düzensizlikleri yer alır.

Aktif cinsel hayatı olan hem kadınların hem erkeklerin kullanabileceği doğum kontrolü yöntemleri mevcuttur. Bu yöntemler kadın ve erkeğin istediği zaman çocuk sahibi olabilmesini mümkün kılmaktadır. Yaygın olarak kullanılan doğum kontrol yöntemlerinden bazıları şunlardır:

Jinekolojik enfeksiyonlar kadınların sık sık karşılaşabileceği bir enfeksiyon türüdür. Üreme sağlığını olumsuz etkilerlerken bazı kanser türlerine de neden olabilmektedirler. Jinekolojik enfeksiyonların belli başlı türleri vardır.

Kronik pelvik ağrı göbek deliğinin altı ile leğen kemiği arasında 6 aydan daha bir uzun süre devamlı ya da aralıklı olarak nükseden ağrı olarak tanımlanmaktadır. Belirtileri arasında bel, kalça ya da kasık bölgesinde oluşan ağrılar, akıntılar, adet döneminde yaşanan şiddetli sancılar ve cinsel ilişki esnasında ya da sonrasında yaşanan ağrılar bulunmaktadır. Bu ağrılar kadınların sosyal hayatını olumsuz etkileyebildiği gibi fiziksel ve zihinsel yorgunluğa da sebebiyet verebilir ve kronik bir şekilde yaşandığında depresyon, uykusuzluk, iştahsızlık ve halsizlik problemleri görülebilmektedir.

Miyomlar rahimde görülen anormal düz kas çoğalması olarak bilinir. Sık görülen iyi huylu tümörlerdendir ve çoğunlukla kansere neden olmazlar. Daha çok 30-40lı yaşlarda ortaya çıkmaktadırlar. Miyomlar üreme döneminde ve gebelikte büyürken menopoz döneminde ise küçülürler. Miyomların kesin sebebi bilinmemekle birlikte genetik ve hormonal kaynaklı oldukları tahmin edilmektedir.

Jinekolojik kanser türleri arasında rahim ağzı (serviks), rahim (endometriyum), yumurtalık (over) ile dış genital organ (vulva ve vajen) kanserleri yer almaktadır. Bu kanser türleri kadınlarda meydana gelen kanser türlerinin %30-40ını oluşturmaktadırlar.

Pap smear testi (Pap test) kadınların rahim ağzı kanseri, enfeksiyonlar ya da kanser öncesi lezyonların taranmalarında kullanılan bir testtir. Kadınların hayatını uzatan iki testten biri olan smear testi jinekolojik muayenelerin bir parçası haline gelmiştir. 5-10 saniye gibi kısa süre içinde rahim ağzı bölgesinden fırça yardımıyla sürüntü alınmak suretiyle ağrısız bir şekilde gerçekleştirilen bir işlem olan Smear testi rahim ağzı (serviks) kanserinin teşhisinde büyük önem taşımaktadır.

Laparoskopi endoskop yardımıyla üreme organlarının ve karın içinin görüntülenmesini sağlayan ve açık ameliyat yapmaksızın jinekolojik pek çok hastalığın tanı ve tedavisini mümkün kılan bir yöntemdir. Kansız ve bıçaksız ameliyat olarak da bilinir. Genel anestezi kullanılarak gerçekleştirilir. Cerrahi bir müdahale olmasına rağmen hastada çok az miktarda bir iz bırakmaktadır. Hasta ameliyat sonrası kolaylıkla gündelik yaşantısına geri dönebilmektedir. Laparoskopi ultrason, CT taraması ve MRI taraması gibi görüntüleme teknikleri teşhis koymak için yeterli gelmediğinde kullanılmaktadır.

Histeroskopi rahim ağzı ve rahim boşluğunun rahim içerisine optik bir cihaz yerleştirilerek izlenmesidir. Genel anestezi altında yapılmaktadır. Rahim boşluğunun görüntülenebilmesi için rahim içine sıvı verilir, böylelikle polipler, miyomlar veya septumlar rahatlıkla görülebilir.

Cinsel isteksizlik (cinsel soğukluk) hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilen ve bireylerin sağlıklı bir cinsel hayat sürmelerini engelleyen bir tıbbi sorundur. Bu sorunu yaşayan bireylerde Cinsel ilişkiye girme isteğinde azalma, cinsel açıdan herhangi bir istek duyulmaması, cinsel etkinliğin azalması ya da hiç olmaması gibi belirtiler mevcuttur. Bu soruna kadınlarda daha sık rastlanmaktadır ve en büyük tetikleyicisinin stres olduğu düşünülmektedir. Psikolojik, kültürel, sosyal ve tıbbi durumların bir sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir.

Pelvis diye adlandırılan, karın içi boşluğun Leğen Kemiği içinde yer alan bölümünü destekleyen kas ve bağ dokusunun zayıflamasıyla birlikte mesane, rahim, bağırsaklar, makat gibi organların birinin ya da birkaçının vajinadan aşağıya doğru sarkmasına pelvik organ sarkması denilmektedir. Başlıca nedenleri arasında çok sayıda doğum yapmış olmak, karın içi basıncını artıran hastalıklar ve obezite bulunmaktadır.

Vücudun farklı bölgelerinde meydana gelebilen iyi veya kötü huylu, içi sıvı veya yarı katı-yarı sıvı dolu kese benzeri oluşumlara kist denmektedir. Bu oluşumların çoğunlukla iyi huylu olsalar da büyüyüp kötü huylu olma ve kanserleşme risklerine karşın takiplerinin yapılarak gerektiği durumlarda cerrahi müdahaleyle alınmaları gerekmektedir. Kist belirtileri kistin türüne göre değişiklik göstermektedir. Başlıca nedenleri arasında kalıtsal hastalıklar, hormonal düzensizlik, enfeksiyon ve iltihaplanmalar, yağ bezesi ve salgı kanalı tıkanıklıkları ve ailesel yatkınlık bulunmaktadır.